GenelTOGG’da akılalmaz ihmal: benzin deposu yok!

2021-05-21 17:05

1961 yılında dönemin Cumhurbaşkanı, yerli ve milli ilk otomobil üretilmesi için talimat verir. Prototip otomobillerin 29 Ekim’e yetişmesi için bir de zaman kısıtı konulur. Yerli ve milli ilk otomobil üretimi için ortada harabe bir fabrika, 23 mühendis ve 129 gün vardır. Bir de “Türkler otomobil yapamaz” denilerek öğretilmiş bir çaresizliği bir ulusa dayatmak için çalışan muhalif gruplar… Öyle ki, muhalefetin başını Makine Mühendisleri Odası çektiği göz önünde bulundurulunca yerli ve milli ilk otomobil üretilmesi için iyi niyetli yapılan her türlü değerlendirme havada kalıyor. Çünkü söz konusu meslek örgütü Fransa ya da İngiltere’nin Makine Mühendisleri Odası değil, Türkiye’nin kendi Makine Mühendisleri Odası!

Her şeye rağmen yerli ve milli ilk otomobil yola çıkıyor

Yerli ve milli ilk otomobil için motor bloğundan parçalarına, kaportasından iç mekân tasarım detaylarına kadar tüm parçalar zamanında üretilir. Türkiye'de, Türk mühendislerle üretilen yerli ve milli ilk otomobil olan Devrim, 29 Ekim tarihine yetiştirilir. Öyle bir otomobil üretilmiştir ki; kendi döneminde üretilen muadil markalarla gerek tasarım, gerekse motor performans özellikleri çağın teknolojisi ile eşdeğer niteliktedir.

Yerli ve milli ilk otomobil olarak yapılan iki Devrim otomobili TBMM'den Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'i alıp tören alanına götürmek üzere Eskişehir'den trenle Ankara'ya getirilir. Demiryolu taşımacılığı kuralları gereği depolarında manevra imkânı sağlamak için yerli ve milli ilk otomobil olan Devrim arabalarına, yalnızca birkaç litre benzin konulur. Araçlara benzin yüklemesi Sıhhiye’deki mobil benzin istasyonundan yapılıp sonrasında Meclis’e götürülecektir.

Yerli ve milli üretim Devrim engele takılıyor

Devrim arabaları, motosikletli kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıkar. Fakat eskortların benzin alma işinden haberleri olmadığı için yakıt ikmali yapılmadan yola devam edilir. Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, tören alanına gitmek için yerli ve milli ilk otomobil olan Devrim araçlarına binmek üzereyken TBMM'ye gelen otomobillerde yakıtın çok az olduğu anlaşılır. Aracın benzini olmadığı için siyah renkli Devrim, 100 metre sonra durmak zorunda kalır. Aracın benzinin bittiği söylendiğinde Gürsel "Batı kafasıyla yerli ve milli ilk otomobil yapıldı ama doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz" der. Nitekim Cemal Gürsel, beyaz renkli Devrim'le Hipodrom'a gider ve 29 Ekim törenlerine her türlü aksaklığa rağmen katılır.

Ancak sonraki gün gazeteler çalışan yerli ve milli ilk otomobil arabasından değil de benzini bitip de çalışmayan devrim arabasını manşetlerine taşır. Bu hadise de “Türklerin yaptığı araba çalışmadı” olarak tarih sayfalarında yerini alır. Ta ki bu meseleyi dert edinen bir yapımcının yerli ve milli ilk otomobil üzerine bir film çekmesiyle birlikte bütün gerçekler bizler tarafından öğrenilinceye kadar…

Aradan geçen 60 yılın ardından tekrardan çağı yakalamak için yerli ve milli üretim için Türkiye bir hamle yaptı. Fakat ne yazık ki yine o manşetleri atan zihniyet, Türkiye’nin yerli ve milli üretim konusundaki ekonomik bir eşikten devri yakalama hamlesini ekarte etmeye çalışıyor gibi görünüyor. Bu sefer “Türkler araba üretemez” diyemiyorlar tabi. Çünkü ortada gözle görülür gelişmiş bir otomotiv endüstrisi var. Bursa, Kocaeli ve Sakarya’da onlarca sanayi bölgesinde irili ufaklı binlerce fabrika yerli ve milli üretim adına otomotiv sanayine parça üretiyor. Far üreteninden klima üretenine, araç koltuğundan jantına binlerce ürün yerli ve milli üretim gerçekleşiyor. Sadece yurt içi değil uluslararası pazarlara da hitap ediliyor. Şu anda dünyada ne kadar otomobil markası varsa hepsinde en az bir parça Türkiye’de üretildiği açıkça biliniyor. Türkiye otomotiv endüstrisinde faaliyet gösteren yerli firmalar dünyaca ünlü elektrikli araba üreticisi Tesla’ya bile tedarik sağlıyor.

Peki bu sefer hangi enstrümanlarla engel olmaya çalışıyorlar?

Muhalif güruhun bu seferki argümanı ise üretilecek arabanın tasarımından parçalarına her şeyin ithal olduğu, bu nedenle de ekonomimize herhangi bir katkısının olmayacağı yönünde. Fakat yerli ve milli üretim konusundaki bu durum hiç de muhalefet edildiği gibi değil. Anlaşılabilir olması açısından bir örnekle açıklayalım:

Türkiye’de başta Fiat, Ford, Toyota, Hyundai olmak üzere muhtelif çok uluslu otomobil üreticisi faaliyet gösteriyor. Yerli ve milli üretim açısından direksiyonundan farına bir çok şey Türkiye’de otomotiv endüstrisinde üretiliyor ve yine bu firmaların Türkiye’deki fabrikalarında montajlanıyor. Şimdi acaba bu markaların ülkesinde de köşe yazarları çıkıp “Bu arabalar Türkiye’de üretiliyor, dolayısıyla Türklerindir” gibi bir ithamda bulunuyorlar mıdır diye insan düşünmeden edemiyor.

iPhone cep telefonu Çinlilerin mi?

Başka bir örnek daha vermek gerekirse; dünyanın en fazla satılan akıllı cep telefonu markalarında iPhone cep telefonu ABD’de tasarlanıp, Çin’de üretilen bir cihaz. Fakat bu cihazın Amerika’ya, ABD’li bir firmaya ait olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Neticede iPhone cep telefonu sayesinde milyarlarca dolar ciro, ABD’ye yazıyor. İmalat süreçlerinin Çin’de gerçekleştiriliyor olmasının tabii ki Çin ekonomisine de faydası var. Fakat aslan payı ABD’nin yani ABD’li şirketin olduğu da iktisadi bir gerçek.

TOGG araba yerli ve milli üretim mi?

Öncelikle yatırımcıların yerli ve milli üretim yaptıklarını belirtmekte fayda var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tabiriyle “5 babayiğit” Türkiye’nin yerli, milli ve de köklü firmaları olduğu biliniyor. Yapılan yatırımda halihazırda otomotiv sektöründe yatırımları bulunan Anadolu Grubu %19, Türkiye’nin en eski otomotiv firmalarından BMC %19, Kök Grubu %19, iletişim sektörünün dev firmalarından Turkcell %19, 150 ülkeye elektrikli ev aletleri ihraç eden Zorlu Holding %19 ve ticaret örgütlerinin çatı kuruluşu olan TOBB %5 oranında hisse sahibi konumunda.

Fikri mülkiyet ve markanın TOGG arabaya ait olduğu zaten yatırımın çıkış noktası. Bu husus belki de açıklama gerektirmeyecek kadar somut bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Montaj işlemleri ise zaten kurulacak olan fabrikada gerçekleştirileceği için %100 yerli ve milli imkânlarla gerçekleştirileceği biliniyor.

Parça üretimi konusuna gelince daha hassas ve detaylı incelemek gerekiyor. Türkiye’nin üreteceği elektrikli arabanın yaklaşık olarak % 51’i yerli ve bu oran 3 yıl içerisinde % 68’e çıkması planlanıyor. Geriye kalan % 49’u kapsayan imalatlar içinse TOGG yönetimi oldukça profesyonel ilerliyor. Söz konusu halihazırda Türkiye’de üretilmeyen/üretilemeyen parçalar, satın alınacak firmalardan ancak ve ancak Türkiye’de TOGG araba için kurulacak ortak bir fabrika ile tedarik edilebilecek. Yani yurt dışındaki tedarikçi gelecek, Türkiye’de söz konusu parçanın üretimiyle ilgili TOGG araba ile ortak fabrikayı kuracak. Bu şartlar çerçevesinde TOGG araba tedarikçisi olabilecek.

iPhone cep telefonu mu yoksa TOGG araba mı daha yerli?

Yukarda verdiğimiz örnekte yer alan iPhone cep telefonu fikri mülkiyet hakları ABD’li şirketin, üretimin % 100’ü ve montajın % 100’ü Çinli firmaların… TOGG araba konusunda ise fikri mülkiyet hakkı Türkiye’nin, üretimin % 68’i ve montajın % 100’ü de Türkiye’nin!

Hangisi daha yerli ya da hangisi daha milli diye bir yaklaşım aslında 21. yüzyıl ekonomisine göre ilkel bir değerlendirme olur. Üretim faktörlerinin bu denli mobilize olduğu, finansal bulaşıcılığın ve alternatif maliyet kavramlarının son derece dinamikleştiği bir ortamda esas ekonomik aktivitelerin sonuçlarında kimin ne miktarda mikro ve makro ölçekte etkilendiği önem arz ediyor.