TürkiyeTürkiye 2020’yi “altın rekor”la kapattı

2021-01-07 16:01

Türkiye altın üretimi rekoru kırdı

Türkiye’de üretilen ürünler içinde en fazla katma değer sağlayanlar arasında ilk sıralarda altın geliyor. Türkiye, altın üretimine 2001’de 1,4 tonla başlamıştı. 20 yılda toplam 382 ton altın üretildi ve bu üretimle 76 ton altına eşdeğer vergi geliri devlet kazancı sağlandı. Türkiye’de yerli ve yabancı toplam 18 altın madeninin üretimine de devam ediliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez “20 yeni altın madeni projesi de yatırım için gün sayıyor. İnşallah bu projelerin de devreye girmesiyle altın üretimimizi 100 tona çıkaracağız. Hedefimiz, altın ihtiyacımızı önce yerli kaynaklardan sağlamak, altın kaynaklı cari açığı önemli ölçüde azaltmak, bu alandaki istihdamı artırmak.” diye konuştu. Dönmez, 2020 yılı başında altın üretiminin 40-45 ton arasında olmasının hedeflendiğine de dikkati çekerek, “Altın üretimimiz salgına rağmen yıl sonunda Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 42 tona ulaştı. Böylece ekonomimize 2,4 milyar dolarlık bir katkı sağladık.” dedi. Geçen yıl 2019’a göre yüzde 123 artışla 25,2 milyar dolarlık altın ithalatı gerçekleştirilmişti ve altın Türkiye’de büyük oranda tasarruf ve yatırım amacıyla değerlendirildi.

“Türkiye’de madencilik dünya standartlarına uygun yürütülüyor”

Altın madenciliğinde bugüne kadar toplam 6 milyar dolarlık yatırım yapıldı, sektörde 13 bin 200 kişi doğrudan istihdam edildi ayrıca, aileleriyle birlikte yaklaşık 50 bin kişinin geçim kaynağı oldu.

Bakan Dönmez, Türkiye’de madenciliğin dünya standartlarına uygun yürütüldüğünü de vurgulayarak, çevreci bir madencilik prensibiyle hareket edildiğini dile getirdi. Türkiye’nin, ithal ettiği altının yarısını üretmesi durumunda 12,5 milyar doların ülkede kalacağına işaret eden Dönmez, madencilik yatırımlarının güven ortamında yapılması için her türlü imkanı ve kolaylığı sağlamakta kararlı olduklarını söyledi.

Bakan Dönmez söylemlerine ek olarak, “Türkiye’nin altın ithalatı artıyor. Buna mukabil bu talebin en az yarısını karşılayacak bir rezerve de sahibiz ancak Türkiye’nin enerji ve maden bağımsızlığı söz konusu olduğunda toplumu kışkırtan ve terörize eden organize bir güruhla ve ona her fırsatta kol kanat geren, onu meşrulaştırmaya çalışan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Ne yazık ki sahada çalışan işçilerimize baskı yapmak, onları yıldırmaya çalışmak, iş makinelerine saldırmak gibi vandallıklara da şahit olduk. İdeolojisini emek üzerine kuranlar, emeğin kutsallığını savunanlar, konu Türkiye’nin çıkarları olunca işçi kardeşlerimizin emeklerine dil uzatmaktan imtina etmiyorlar. Ama herkes şunu iyi bilsin ki Türkiye için Karadeniz’de bulduğumuz rezerv ne kadar değerliyse, yenilenebilir enerjideki her bir kilovatsaat üretim ne kadar değerliyse altın madenciliğimiz de aynı oranda değerlidir.” açıklamasında bulundu.