Dünya1970’li yılların kabusu stagflasyon geri mi geliyor?

2021-10-12 14:10

Stagflasyon nedir?

Stagflasyon, ekonomilerde durgunluk ve yüksek enflasyonun bir arada gerçekleşmesi olarak biliniyor. 1970'li yıllarda OPEC üyesi ülkelerin petrol fiyatlarını yaklaşık 3 katına çıkarması sonucu gelişmiş ekonomilerde görüldü. Bu kavram, yüksek enflasyon ortamında durgunluğun gerçekleşemeyeceğini savunan Keynesyen politikalarını çürüttü. Aynı zamanda ekonomiler için büyük bir tehdit unsuru olarak görülüyor.  Bugün ise gelişmiş ekonomiye sahip ülkeler Covid-19 salgını sonrası halihazırda yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Toparlanmanın istenen boyutta olmamasına tedarik zincirindeki aksaklıklar sonucu artan petrol ve doğal gaz fiyatları da eklenince stagflasyon yeniden mi yaşanacak sorusunu akıllara getiriyor. Henüz en uç senaryolardan biri olarak görülse de 50 yıl öncesini anımsatan problemlerin varlığı, stagflasyon konusunda uyarı yapan ekonomist sayısını da her geçen gün artırıyor.

"Hafif denilebilecek stagflasyonun sürdüğü söylenebilir"

AA'nın derlediği haberde dünyaca ünlü ekonomist Nouriel Roubini, Project Syndicate'de kaleme aldığı yazısına yer verildi. ABD ekonomisinde enflasyonist baskılar ve büyüme zorluklarının arz sıkıntılarından kaynaklandığı ve geçici olduğu yönünde bir fikir birliği bulunduğunu belirtti. Ancak iyimserlerin hayal kırıklığına uğrayacağını düşünmek için birçok neden sayılabileceğini ifade etti.

Gevşek para, kredi ve maliye politikalarının bileşiminin toplam talebi aşırı derecede canlandıracağı ve enflasyonda aşırı ısınmaya yol açacağı konusunda uzun zamandır uyarılarda bulunduğunu vurgulayan Roubini, "Orta vadeli arz şokları da sorunu daha karmaşık hale getirerek, potansiyel büyümeyi azaltacak ve üretim maliyetlerini artıracak. Söz konusu talep ve arz dinamikleri, 1970'ler tarzı stagflasyona ve sonunda ciddi bir borç krizine yol açabilir. Orta vadeli risklere odaklandığımızda 'hafif' denilebilecek stagflasyonun halihazırda sürdüğü söylenebilir." değerlendirmelerinde bulundu.

Roubini, ABD, Çin, Avrupa ve diğer büyük ekonomilerde büyümede gözlenen yavaşlamanın, emek ve mal piyasalarındaki arz darboğazlarının sonucu olduğuna işaret ederek, politika yapıcıların ve ekonomistlerin ise bu hafif stagflasyonun geçici olacağı ve yalnızca arz sıkıntıları sürdüğü sürece gündemde kalacağı yönünde bir iyimserliğe sahip olduğunu kaydetti.

"Stagflasyona dair emareler olsa da 1970'lerdeki gibi bir sertlikte yaşanmayacak"

İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, stagflasyonun bir gelişmiş ülke hastalığı olduğunu, çünkü yüksek enflasyon ve büyüyememe problemlerinin gelişmekte olan ekonomilerde aynı anda çok nadir görüldüğünü söyledi.

Küresel petrol fiyatlarının beklenenin üzerinde artmasının, gelişmiş ülkelerde yönetilemeyen bir maliyet ve talep enflasyonu yarattığını anlatan Alkin, "Firmalar bu durumu yönetebilmek adına iş gücü maliyetlerini kısmaya başlıyor. Bu da beraberinde ciddi bir işsizlik problemi yaratıyor. Enflasyonist baskılarla fiyatlar arttığı için hane halkları para harcayamıyor, talep azalıyor derken bütün durumlar birbirini tetikliyor ve ağır bir ekonomik durgunluk yaşanıyor." diye konuştu.